Antakya

Demir’e göre; Antakya’yı 1211 de ziyaret eden Oldenburg “tabiatın yaratıcı gücü bu sevgili kenti zengin su kaynakları ve yağmurla beslemektedir ” der.

Her şey belli bir nedenden dolayı yolculuk yapar.
Yeni yerlere yerleşmek iş için yer değiştirmek (coğrafyası) amacıyla sık sık yapılan seyahatler ilerleyen kültürler ve kaynaşmalar…
Ne kadar toplum varsa o kadar kültür vardır.
Tarihte sözü edilen 23 medeniyetin 13 tanesinin izlerini Antakya’da görmek mümkündür.
Antakya kültürel zenginliğini köklü bir tarihle buluşturuyor.
Anadolu, Akdeniz ve Ortadoğu lezzetlerinin benzersiz bir karışımı ile bereketli bir mutfağa sahiptir.
Kültürel zenginliğini mutfağına güçlü bir şekilde aktarabilen ve sürdürmeyi başaran ender kentlerdendir.
Olağanüstü mutfağıyla yakın zamanda Unesco’nun Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamımda ‘Gastronomi Şehri’ unvanını aldı.
Her geçen gün turizm açısından cazibe merkezi haline gelmektedir.
Eski dünyanın en büyük ticaret yolları İpek Yolu ve Baharat Yolu’nun başlangıcı kabul edilir.
Kaynak: Dergipark